19 Şubat 2013 Salı

Bana yazan çocuğu, net ve son kez reddettim. bu bana o kadar koydu ki bunu anlatmam imkansız.

Yani. birinin birşeye ya da birisine nasıl açıklayamadan bağlanabileceğini gayet iyi biliyorum. yine de reddetmek zorundaydım. oluru yoktu. en son Morcivert'i bana kötüleyerek son noktayı da koymuş oldu.

öte yandan Morcivertle yürüttüğümüz yegane aseksüel ilişkim (heellllooo gürlz) de boka sarıyor gibi. bikaç gündür bunalımda ve niye böyle bilmiyorum, muhtemelen eski kız arkadşaıyla görüşmesinin etkisi var.

Sahiden hayatımdaki herşey o kadar can sıkıcı ki. bana yazna çocuk -tavırlarından anladığım kadarıyla- morciverte yazdığımı düşünüyor. ananızı , bacınızı, birisi de bunu düşünmesin amk. yazmıyoruz işte birbirimize. end of it. period.

bordo mesja attı geçen. bakın bu sahiden sahiden acayip. sahiden sevip de güvendiğim ve çok ciddi kazık yediğim onlarca insnadan birisi olan bordo kendi ilacını tadınca tıppış tıpış döndü. özür dilemedi, arkadaş olalım demedi ama zamanında yazdığım hikayeleri ve rolleri nasıl ve nedne paylaştırdığımı, çok ama çok daha iyi anladım. kendisinin de zamanında bu şekilde baktığını görmek beni sevindirmedi değil. şu anki durumumuzun da zerre önemi yok. siyah gibi gerizekalı falan da değil. gerizekalı ama siyah gibi değil, ayrı bir tür salak. neyse.

asıl mesele bunlar dğeil. asıl mesele mavi. ve bu konuda yapılacak hiçbişey yok. babaannesinin ölümünden sonra iyiden iyiye depresyona giren mavi arkadaşlığımızı bitirmeye karar verdi, hem yeşil hem de benle. ne kafasında bilmyiroum, muhtemelen onu geride bırakıp gittik hayatımızı yaşıyoruz sanıyor. bu denli bencil davranması beni paralamıyor değil ama yapabileceğim bişiy yok. tumblr yazısını görünce yeşille d ekonuştum. shaiden. yapıcak bişey yok.. hatasını anlar da dönerse, kapım her zaman açık " sen kimdin, numaran bende yok" dmeiş olsa bile.

aynısını ben de zamanında yaptım ve sanırım ben de kendi ilacımı tattım. hoş değildi.