30 Nisan 2012 Pazartesi

guess what

Nihayet bu blogu yazmaya başlama sebebim ve blogun asıl içeriği oluştu ama ben yazmayı geciktirdikçe geciktirdim.

Biraz kronolojik biraz da kişiler üzerinden özet geçerek anlatacağım.

Yeşil ile buluştuk. baya uzum zamandır görüşememiştik ve baya özlemiştim. sevgilisiyle de tanışmış oldum, sonra sevgilisini kovaladı yeşil, çocuk haliyle baya bozuldu ama yapıcak bişey yok. sanırım ciddi düşünüyor, o yüzden ben ve maviyle tanışmak istiyordu sevgilisi ama meh. karı gibi trip yaptı sonra saatlerce. dur bi dakika konu bu değildi.

en son pembeye dayanamamala ilgili bi yazı yazmıştım ya. onun tumblrında gördüğüm şeyden etkilenerek celallenmiştim. yeşil de aynı şeyi okumuş ve baya kafaya takmış gibiydi. bilmiyordum ama mavi zamanında " pembeye dönmeye çalışırsam bana hatırlat eski olayları, bana engel ol" demiş yeşil'e. sanırm bunun sıkıntısını da yaşıyordu. mavinin üzüleceğini bile bile pembeyle ilişkisine bişey diyememek..

istiklalden yavaş yavaş çıkarken pembenin zamanında bana attığı mesajları maviye anlatıp anlatmadığımı sordu. bi önceki yazıda bunun üzerimde yarattığı sıkıntıdan bahsetmiştim, anlatmamıştım çünkü herşeyi. şimdi de söylemek ilişkilerine müdahale gibi olacak. ama ikimiz de bunun ağırlığıyla eziliyoruz. hiç hoş değil.

ki ona bu blogun varlığından da bahsettim. kelimeler adeta sonsuzdan büyükçe bir elektrik alana getirilmiş gibiydi, o kadar çok "iş" yapmak gerekti yani. garipsedi yeşil, ama sonuçta bu bir "amaç" blogu değil. bir günlük aslında. sadece internette bir günlük. eveeet.

Görüşmemizden sonra kafamda bi süredir dönen ve "düşünmek istemediğim" şeyler biraz açığa çıktı. ben yeşile çok haksızlık ettim. çok yüzüstü bıraktım. madem geçen sene istanbula geldiğimde ben sıkıntı yaşadım, yalnızlık çektim neden bunları yeşil'in de yaşamasına izin verdim ki? ona daha çok destek olmam, sık sık görüşmem lazım. yapmam lazım bunu. kafamı bi toparlasam.. kendime vakit yaratabilsem.

bi de buluştuğumuzda ankaraya gideceğim belliydi. bi süredir kafamda tasarladığım kırmızı'dan özür dileme planını da anlattım yeşil'e.

O konuya dönersek. bi etkinlik için tooopluca ankara'ya gittik. ilk fırsatta kırmızı ile de görüştüm, geyik yaptım rahatladım baya. özlüyorum bu kafa yakınlığını zira.

özür dileme kısmı zordu. ama bunu bayadır yapmam gerekiyodu ama adamın dediği her ama her laf için yaptığım ergence tavırlarım vardı ve borçluydum. bana normalde kin tutan bi insan olduğunu ama bu konuda tutmadığını söyledi. üstümden bir yük kalktı açıkçası. daha özgür hissediyorum artık.

takılırken bi yandan da yavruağzının yanına dönmek istiyodum, onunla çok az bişey konuştuktan sonra kırmızı geldiği için kaçmış gibi olmuştum çünkü. yavaştan kalkmayı düşünürken morcivert'in sevgilisi arayarak "gerekli çağrı"yı yaptı. demişken asıl meseleye yavaştan giriyorum.

birkaç hafta önce kıza bir mesaj attım. aynen şu şekilde

"Seninle konuşmak istediğim bi mesele var.

ikimiz de çocuk değiliz, mevzuyu salakça uzatmanın, hırlaşmanın falan anlamı yok. aramızda yaşananlar için özür dilerim.


hani seni de anlamıyor değilim, sonuçta sevgilini özledin, başka sorunların falan da vardır, ama hani yaptığın çıkarım hem beni hem de
Morcivert'i  hem de hepimizin ilişkisini baya zor duruma soktu. kısa bi süre sonra Morcivert gelicek, garip durumlar oluşsun istemiyorum. sen de çıkarımlarının anlamsızlığını görüceksindir ama bunun kavgası yaşanmasın artık. baya bunaldım ben, insan ilişkilerimizi de yaptığımız işi de zor duruma sokmasın artık bu mevzu."
çok şirin, çözüm bulucu ama tavır belirten bir mesaj olarak görüyorum bunu. gelen cevap şu şekildeydi.

"
  • Ne yapmamı bekliyorsun?
  • Ne gibi garip durumlar olabilir ?
  • Buradan cevap yazma. xxx'a gelecekmişsin. Bende zaten orda olacağım. Yüzyüze konuşursun ne istiyorsan. Ben artık yazışmam."

ne denli sinirlendiğimi tahmin edebilirsiniz. hatun aklı sıra gözdağı veriyor, yüzyüze konuşmadaki kabiliyetimi sınıyordu.

spoiler vermek gibi olmasın ama bu konuda ağzına sıçtım kendisinin.

yazışmayı severim ama telefonda konuşamam. telefonda konuşamıyor olmam benim asosyal olduğumun ya da yüzyüzeyken beni alt edebileceğinizin işaretleirni verdiyse size beni hiç ama hiç tanımamışsınız demektir. kız benimle konuşurken bazen kekeledi bile, bu kadar diyebilirim.

Neyse. ankarada geçireceğimiz cumartesi günü konuşmaya karar verdik. kırmızıyla beraberken aradı, geliyorum dedim. gittim yanına

kelimesi kelimesine aktaramayacağım ama. kalınlar o, italik de benim.

ee buyur

buyurulacak bişey yok, ben mesaj attım sen de konuşalım dedin.


yüzyüze konuşmak istiyorum dedim, ifadeler ses tonları, mimikler falan çok önemli oluyor bakalım internetteki gibi konuşabiliyormusun
(tam olarak böyle değil cümle ama anlayın işte)


Biraz lafladık. sonra olayın özüne inmemiz gerektiğini söyleyerek konuya tam ortasından daldım.

morcivert'e yazdığımı nerden çıkardın

*burda ağır duraksama giriyor, ağız eblek bir şekilde açık dudak düşüyor. kelimeler zar zor akla geliyor ve tane tane, parmakla sayılarak ifade ediliyor kanılarımız*
Etraftan duyduğum şeyler vardı bi de benim kendim gördüğüm şeyler var. etraftan duyduklaırmın hiçbir önemi yok tabi ama kendi gördüklerim..
ne gördün mesela

sessizlik

aa tabi duvarında yamamoto paylaşmam çok romantikti nasıl da anladın yazdığımı..

ee kendin gördüğün neler var (bu soruyu defalarca tekrarladım. makul bir cevap değil, herhangi bir cevap dahi alamadım. en son "aslıdna öyle demediğini" iddia etti. gidip tekrar mesajlara baktım. demiş. nokta)

sonrasında biraz daha konuştuk. genel olarak birşey söyleyemediği için ben konuştum genelde, yapıcı olduğumu, sorunu ortadan kaldırmaya çaıştığımı söyledim. " ay ama 15 dakikadır sen konuşuyorsun bana bi laf ettirmedin" dedi bi ara. buyur dedim sustum. yine iki lafı bir araya getiremedi.acıydı biraz. monolog gibiydi.

sonunda meseleyi şeye çekti, ilişki prensipleri.ilişkileirnde bir prensip varmış, morcivert bir dişiyle aynı evde yalnız kalamazmış. (sadece tek bir arkadaşına izin varmış kalması için)
bahsi geçen gece çocuk askere gideceği için ortak evlerinde oturup wii oynamayı planlamıştık. oynayamadık çünkü gece boyu aradı, rahatsız etti. öncesinde de "gelmesini istemiyorum, sen gelme diyemiyorsan ben söyleyeyim arayıp" gibi lafları olmuştu. bu konuda ağzına sıçtım mı? eh sıçtım. neyse. sonunda "askere gidecek sevgilin niye darlıyosun" gibi  sorulara onu yargılayamayacağım, ya da ilişki içi şeyler falan gibi kaçamak cevaplar verdi. bir ara "o gün sinirlendim çünkü daha önce de olmuştu uyardığım halde yine.." falan gibi bi laf etti " daha önce?" dedim " ankaraya geleceğiniz zaman" dedi.

çok ağır küfredicem ama edemiyorum *doğuşreyiz* o gün etkinlik yapmıştı cadılar bayramı için ve kimse gitmiyordu. morcivert de gitmek istemiyordu. sırf orda yalnız kalmasın diye kendi doğum günümü iptal ederek ankaraya götürdüm morciverti. yol boyunca sövdü.. gece de yalnız değildik, evde başkaları vardı. " bana öyle söylememişti ama"

küçük beyinsiz kızın kafasında kurduklarıyla uğraşmaktan imanım gevremişti. 5 yaşındaki bir çocuk bile laf anlardı ama bu 24 yaşındaki memesiz ve beyinsiz kız boş bir bezelye tenekesinden daha boştu. dokunsam adeta tıngırdayacaktı.

Sonunda bu olayı nasıl çözebilecğeimize geldi mesele. ben morcivertle eskisi gibi arkadaş olmak istediğimi ve buu sorun etmemesi için bi yol bulmamızı söyledim. morcivert eğer bana gelip ilişki prensipleri sebebiyle aynı evde kalamayacağımızı söylerse amenna derim, böyle bişey de yapmam, olay çözülür dedim. durdu, ağzını araladı. bi parmağını diğerinin üzeirne koydu sayacakmış gibi.

şimdi birkaç şey var bunun olmaması için. *duraksama* kendime yediremiyorum söylemeyi..

eminim bir penisim olsa bu numarayı yutardım ama. meh. bu tarz şeylere kanacak değilim. ne o diye sordum, sevgiliyle arasındaki meseleler olduğunu, 19 mayısta konuşacaklarını söyledi. bunun dışında bişey var mı diyince cevap veremedi..

bu konuşmada düzgün bir tavır sergilerse arkadşlığımıza devam edebileceğimiz, eğer benim hakkımda kötü konuşursa onun için  az altta bahsedeceğim insanlardan birisi gibi olacğaımı söyleidm. nasıl konuşacağına kendi karar verirmişmiş.

bu arada neden çocuk askerdeyken benimle bu samimiyet meselesini konuşmuş biliyor musunuz? benimle çözeceğine inanmışmış. nemfomanyak hatun, lahmacuna lahmacun diyen kız ya da morcivertin son sevgilisi olsa konuşmazmış bile bir arkadaş olduğumuzdan rica etmişmiş. yazarken bile deli sinirlendim.

konuşma, özetle bi yere gitmiyordu. eninde sonunda " biz 19 mayısta konuşacaz size döneriz" kafasına gelmiştik. benim "siz aranızda sorununuzu çözün"ümün üzerine bir damla , bir gram bişey koyulamamıştı. ama kıza içimden geçenleri bir nebze söyleyip rahatlamıştım. ki aslında bu konuşmaya çözüm falan için değil ona ettiğim hakaretler için özür dileyeceğim beklentisiyle geldiğini açık etti. bütüüüüün o konuşmalardan yalnızca ona ettiğim lafları çıkarıp almıştı. ikiyüzlü, gurursuz bi de bişey daha. ona arkadaş olmadığımıız, haraketin bir özgürlük olduğunu istediğim gibi edebileceğimi söyledim. o da özür dilemezsem bi halt olmayacağını söyleyerek ergen tribiyle kalktı ve gitti.

en başta rahatlasam da sonrasında tıkandım. çöktüm adeta. demek ki bu sorunun bi çözümü yok diye düşünmeye başladım. bu arada kırmızı da gitmişti. öylece oturdum bi yere napacağımı bilemez haldeydim. 2 ay sonra.morciverte. mesaj attım.

ben elimden geleni yaptım ama sevgilinin tavırları değişmeyecek. eskisi gibi olamayacağız. dönüşün için bişeyleri değiştirip düzeltme konusunda çok hevesliydim oysa ki.

falan şeklinde. sonra seminere gittik. yavruağzı ve camgöbeğine çıtlattım genel olarak konuşmayı. hala kötü hissediyodum ama.seminerde pokemon oynayarak ve birbirimizi gıdıklayarak camgöbeği ile dikkatleri üzeirmize çekmece oynuyorduk. ki telefonum titriyordu. elleirm de titremeye başladı. telefonu camgöbeğine veridm okusun diye. resmen açıp okuyacak cesaretim yoktu o anda. ondna onay gelince okudum.

değişmemiş olabilir ama korkarım ben fazlasıyla değiştim dönüp "sorunu" ortadan kaldırdığımda eskisi gibi olup olamayacağımıza karar veririz ama bu kararı başkaları değil biz vereceğiz. a song of  ice and fire book 5 page 913

bu mesajı "döndüğümde sevgilimden ayrılıcam o zaman konuşuruz" şeklinde algıladık. umarım öyledir. zira takatim kalmadı. bunun haricinde de sorunlarımız var, ne kadar çözebileceğimiz tartışılıur ama maksat, sorunlar ikimize ait olsun. üçüncü şahıslara değil.

ha bi de son olarak nemfomanyak hatuna morcivertin sevgilisinin sağda solda "bize threesome teklif etti apar topar evden kaçtık" hikayesini yaydığını söylemem var ki o baya büyük bir eşeklikti.bilinçli değildi. ama ben morcivert olsam başka türlü anlar ve çok kızardım.

neyse. gelişmeler bu şekildeydi. yazdım ve rahatladım. bugün 1 mayıs. 17sinde geliyor. yani 16 gün kaldı. dayanabilirim.


bu arada. spoilera baktım. fuck you. gerçek olduğunu tahmin etmiştim ama içimdeki beni kekliyor olduğun şüphesi kitabı okunmaya değer kılıyordu yine de.

ayrıca renk topnları değiştiği için üzügnüm, blogspot sistemini değiştirmiş, mecburen böyle oldu.

9 Nisan 2012 Pazartesi

That's not good. It has to be like..like the color when you wake up and you know that you saw the meaning of life in your dream but you can't remember it.

2 Nisan 2012 Pazartesi

pembeye dayanamıyorum.

Sinirlerim nasıl laçka oldu anlatamam.. dönemsel bişeyin etkisi d eolabilir ama sabrımın son sınırlarına doğru yaklaşıyor gibiyim, yine.

Az önce boş boş internette gezinirken pembe'nin bir yazısına denk geldim. Pembe dediğimiz insan mavi söz konusu olmadıkça benim için topluiğne başı kadar değeri olmayan bir insan. dolayısıyla ayrılmalarından sonra "naptı bu eleman" diye gün be gün takip etmiş değilim. ayrı kaldıkları bir sene süre boyunca 3 ya da 4 kere "naptı lan bu" diye bakmışımdır. mavi'nin hesabından tesadüfi tıklamamla sayfasına girmem be yazısını okumam o denli kısa sürdü ki kendime kızamadım bile.

çok seviyormuş, hiç unutamamış, kimseyle çıkmamış, mavi bunları takmasınmışmış. hayatında başkası olmamış olmayacakmış.

ayrılıkları öncesindeki mavinin sıkıntılı dönemini hatırlıyorum, ne yapacağını bilemiyordu, alışmışlığın yaratacağı boşluktan korkuyordu. sevmiyordu. Pembe'nin mavi'me verdiği fiziksel zarar boyutuna girmiyorum bile, düşündükçe bir balta satın alıp patrick bateman gibi herifin kapısına dayanmamak için kendimi zor tutacak raddede çıldırıyorum çünkü.

neyse, ayrıldılar.ayrıntıları hatırlamıyorum ama yanılmıyorsam ayrılıkları öncesinde/sırasında eleman gelip yeşille benden maviye onu savunmamızı istedi. neyse, kısa bir süre sonra havadan sudan bahanelerle mesaj atmaya başladı, arada konuşuyorduk ama ben yine mesafemi korumaya çalıştım. geçen sene bu zamanlardı. arada sırada geyik yaptık falan. kostüm arıyordu, tavsiye istedi. ben de bikaç terzi ismi verdim, kumaş alırsan ben de dikebilirim ama mavi'nin kızmayacağından emin olmam lazım dedim -ayrılmalarından 3-4 ay geçmişti ama uzun bi ilişkiydi sonuçta- neyse bu öküz de "mavi kim?" dedi. o noktadan itibaren ciddi konuşmaya girileceği belliydi ama kaçmadım, kaçamadım.

Bu meseleleri de açıkça maviye anlatmadım, üstü kapalı geçtim hep sonrasında. çünkü gereksizdi. benim anüs olduğum zamanlarda yaşananlar hep orda kalmalı, en küçük bir anı, bir cümle, bir ses hatta bir koku bile o dönemleri düşünüp üzülmemize neden olabiliyor. ki sadece anımsama meselesi değil, mavinin de bu kadar uzun süre çıktığı herifin böyle bir pezevenk olduğunu bilmesini istemeidm, ayrılmışlardı sonuçta.bilmesine gerek yoktu. vardıysa da ben o anda öyle düşünemedim. "ben hep yanlış anlaşıldım " dedi " eski mevzulara girersek çirkefleşirim, konuşamayız bi daha" dedim. ama yine de içinden geçenleri söylemek istedi.

En temizi yazıyı aynen koymam olucak belki de. bu kadar zaman sonra ben bile okuyunca bir kez daha delirdim aslında..

kalın yazılar pembeye, italikler bana ait.

"Aslında Olaylar Gerçekten Çok Eski. Anlatmaya Nereden Başlayacağım Seçemedim. Yazacaklarımda Tüm Kalbimle İçten Ve Samimi Olarak Anlatacağıma Emin Olmanı İstiyorum. Fazla Uzatmadan Aslında Olaya Giriş Yapsam Daha Hayırlı Ve Daha Açık Olacaktır Sanırım. Seninle Msn'de Konuştuğumuz Dönemlerin En Başlarında Mevzu Bahsi Geçen Olayın Hiç Bir Şekilde Bir Sözü Geçmemişti. Ben Senden Rica Ettim Sadece Nasıl İyi Mi Neler Yapıyor Diye. Konuşmadığınızı Görüşmediğinizi Söylediğinde (Ki Yanlış Hatırlamıyorum O Dönem Kavgalıydınız) Başka Bambaşka Muhabbetler Ediyorduk. Seninle Tanıştığımız O Günden Beri Sen de Hatırlıyorsun, Mavi Ciddi Bir Biçimde Dönüş Yaşamıştı. Numaran Vardı Bende Telefonumu Kurcalardı Sürekli Ve Senin Numaranı Görüp Anüs İle Mi Konuşuyorsun Diye Sorup Dururdu. Ki O Dönemlerde Seninle Pek Diyoloğumuz Yoktu.. Hatta Hiç Yoktu.Numaranı da Siliyordu Ben Bi Şekilde Bir Yerden Birisinden Sorup Öğreniyordum. Ve Artık Bunu Sürekli Yapmış Olmam Nedeniyle Numaranı Da Ezberlemiştim. Her Neyse.

Seninle İyiden İyiye Diyaloğa Başladığımız Dönemler Sen Çarşıda Babanla Dolanırken Benim Sana Rastlamama Ve Sana Mesaj Atmama Tam Olarak Denk Geliyordu. Bi Kaç Mesajlaşmadan Sonra Arada Denk Geldiğimizde Msnde Sohbet Ediyorduk. Ben Mavi ile Olay Yaşadığımda Bana Yardımcı Olmanı İstedim. Fakat Her Mavi ile Buluşmamızda Senin Hakkında Sürekli Atıp Tutuyordu. Yine Telefonumu Kurcalayıp Saçma Sapan Bahaneler Bulup Numaranı Siliyordu. Evet Kıskanıyordu. Bana " Seni Benim Elimden Almaya Çalışıyor ..... " Gibisinden Laflar da Ediyordu Fakat Kendi Yaptıklarından Pek Utanır Gibi Hali Yoktu. Üstüne Üstlük Ben Seninle Muhabbet Etmeyi Seviyordum.Yüzümü Güldürüyordun.Güzeldi de.Herşeyi Silip Yeni Bir İlişkiye Başlarim Diye Düşünüyordum.Hatta Kamera Açtığımız Günü Hatırlıyorsundur. Gidip Bira Bile Almıştım Babamdan Araklamıştım. Unutmuyorum Da Güzeldi O Gece de. Bu Süre Zarfı İçersinde Mavi Bize Gelmişti.(Bu Süre zarfı 1.5 Haftanın Sonuna Denk Geliyor Olması Gerek) Benim Saflığım Bütün Kayıtlar Bilgisayardaydı. Bunları Görmüş Fakat O Gün Bana Bir Şey Dememişti Zaten Aramızın İyi Olmamasını Fırsat Bilerek Eve Gitmek İstediğini Söyledi. Fakat Bir Şeylerin Var Olduğunu Buluşacağımız Gün Farkettim. Anüs ile Görüşüyor Musun? Diye Sorduğunda "Hayır" Dedim. "Yok Canım Hiç Konuşmuyorsun Hatta Kamera Bile Açmıyorsun Öyle Mi" Dedi. Bir Kaç Yazışmalardan Da Bahsetti. "Nerden Biliyorsun Bunları" Dediğimde "Bütün Kayıtların Gayet Güzel Konuşuyor" Dedi."Sen Güya Arkadaşın Olarak Gördüğün Biriyle Gayet Güzel Gözümün Önünde Mesajlaşırken Sorun Olmuyor Senin İçin, Hatta İşim Var Diyerek Beni Ekip Onunla Buluşup Ardından " Seni Şimdiden Özledim" Diye De Mesaj Atabiliyorsunuz. Bak dedim. Madem Gördün Saklamanın Bir Gereği Yok. Anüs ile Sohbet Etmekten Hoşlanıyorum. Ondan Hoşlanıyorum. Onunla Bir Şeyler Paylaşmaktan Hoşlanıyorum. Fakat Bunun Ondan Haberi Yok. Sadece Sohbet Etmeye Bahane İle Seni Sormak İstedim Çünkü Seni De Merak Ediyordum Fakat Bu İlk Günler İçin Geçerliydi Çünkü Seni Unuttum Uçtu Gittin Aklımdan.Ondan Hoş-la-nı-yo-rum" dedim. Evet Bütün İçtenliğimle Söyledim Bunu. Doğruydu. Onun Canı Yansın Madem Bi Yalan da Burdan Buyur Diye Düşümemiştim Bile. Belli Arkamdan İş Çeviriyorsunuz Seni Ayartmaya Çalışyor Falan Filan Cartı Curtu Derken Zaten Devamını Okulda Olan Olaylarla Sen Biliyorsun. Olayı Sana Nasıl Yansıttığını, Benim Seni Kullanıyormuşum Gibi Gösterdiğini Hepsini.Bu Olaydan Sonra Bana Yapmadığı Kalmadı.Tehditler Bağırmalar Çağırmalar..Olayın En Başında Seni Kendimden Uzaklaştırmak Gibi Bir Fikrim Yoktu Fakat Senin Başkasıyla Beraber Olduğun Aklımın Ucundan Geçmemişti.Evet Başkasıylaydın. Bunu Ben Yapamazdım Yapmazdım. Sana Söylemeye Cesaret Edemedim.. Sana ya da Kendine Zarar Vermemesi İçin Seni Kendimden Uzaklaştırmam Gerekti. Canım Yanarak Bunu Yapmak Zorunda Kaldım. O Dönem Kafayı Yiyecek Duruma Gelmiştim Daha O Zaman. Mavi'yi Sevmiyordum Aksine Nefret Etmeye Başlamıştım Fakat Canım Yanıyordu.Çünkü Hem Sen Bana Cephe Almıştın Hem de Aldatılıyordum Hem De Daha İlişkim Adam Akıllı Başlamamışken.Lacivert'i Dövmeye Kalkıştım. Mavi'yi Kaybetmek İstemiyordum Çünkü Gururum Vardı. Bir Başkasına İnat Yaptım Bunu. Ümidim De Vardı. Aramız Düzelmiş Gibiydi Mavi İle. Sen İse O Anusun En Kudurmuş Zamanlarındaydın. Senden Haber Almaya Çalışıyordum Fakat Hep Önümde Engel Vardı. Bi Gece Sen İntihara Yeltenmişsin Fakat Kimsenin Beni Arayıp Bu Olaydan Haber Ettiği Olmamıştı. Ki Zaten Mavi'den Böyle Bir Şey Beklemek Benim Hatamdı. Sabah Öğrendiğimde "Sana Ne Zaten Ondan?" Diye Yanıt Bile Almıştım. Ilerleyen Zamanlarda Zaten Senden Haber Alamadım Ne Konuşabildim Ne Görüşebildim. Sana kendimi İzah Etmeye Çalıştım. Olmadı.. Facebook Hesabım Bi Süre Yoktu Var Olduğu Zamanlarda da Sen Hep Ekliydin. Yeniden Açtığımda Her Eklediğimde Listemden Siliniyordun. Bunu Ben Yapmıyordum. Bi Süre de Ekleyemedim. Çünkü Zaten Hem Benden Nefret Ediyordun Hem de Hala Seni Benden Kıskanan Biri Vardı.Konuşmalarımızda Bile Adın Geçse Bi Sıkıntı Patlatıyordu Kavga Çıkartıyordu.Bense Sadece Seninle Muhabbetimi Bozmamak Yeniden Başlatmak İstiyordum. Kötü Bir Düşüncem Olmadı Hiç Sana Ulaşmak İstememde.Umarım Anlamışsındır.Ne Seni Kullandım Ne Senden Yararlanmaya Çalıştım Ne De Ardından İş Çevirdim. Kimseyi İncitmek İstemedim. Kimsenin İncinmesini de İstemem. Belki Bunları Şuan Yazmam Hiç Birşey İfade Etmiyor Olabilir. Fakat Mavi ile Beraber Olduğumuz Dönemde Bunları Söyleyemedim. O Zamandan Aklımda Pek Detaylı Bilgiler Yok. Atlamış Olduğum Şeyler Var Olabilir Evet. Üzerinden 3 Yıl Kadar Geçmiş Bir Süre. Bilmiyorum Bana Ne Kadar İnanır Güvenirsin. Saklamadım Yazdım. Belki Aramız Hala İyi Olmayacak Ama Yazdım. Bütün Olanlar Bunlar. Daha Önce de Sana Dediğim Gibi. Eski Tozlu Olayı Açıp Büyütmek İstemiyorum. Bir Kimsenin Bir Kimseye Karşı Tartışmalı Olması Durumunu Da Yaşatmak İstemiyorum. Sadece Bıktım Artık Bunu Saklamaktan Sana Sadece "Ben Seni Kullanmadım, Aklımın Ucundan Bile Geçmedi" Demekten Yoruldum. Hem de Sen Bana Bu Gözle Baktığın İçin Suçluluk Duygusuyla Yaşamaktan Yoruldum. Bunları Sadece Seni İlgilendiren Kısımlar Olduğu İçin Anlatıyorum.Saklı Kalan Kısımlar.Beni Yanlış Anladığını Anlatmak İçin.İstersen Konuyu Büyütürsün İstersen Burada Kalır. Evet O kadar Eski Bir Konu Ki Kabak Tadı Verdi Artık Bu Konu Her Açıldığında Öff Denildiğini Biliyorum. Tazelensin Hiç İstemiyorum. Sadece Benim Sana Karşı Hiç Bir Kötülük Yapma Girişiminde Bulunmadığımı Bilmeni İstiyorum.Bu Anlattıklarımın Altından Bir Şey de Çıkarmanı İstemiyorum. Üstüne Ekstra Yanlış Anlaşılma Olsun da İstemiyorum.Beni Böyle Yanlış Tanıdığın İçin Özür Dilerim."

ben bunları bilmek istemeidm. okumak istemedim. ama elimde değildi. bazen elinizde olmaz. gözleirnizi kapayabilirsiniz ama kulaklarınızı kapayamazsınız. Ben pembe'ye aylarca, yıllarca gözümü kapadım. ama konuşmaya başladığında çaresiz kalakalmıştım.

"pembe..tamam seni yanlış tanımamı istemiyosun ama benim maviye ne kadar bağlı olduğumu da bilmen lazım.bu anlattıkların doğru olabilir, ama eğer ki bunları maviyle aramızı bozmak için yaptıysan çok yanlış hamlelerdesin.çünkü yeşil ve mavi benim yegane aşklarım, öyle de kalacaklar.seni de anlamıyor değilim, mavi sever ve kıskanır çünkü..ama benim açımdan bakacak olursan beni de anlarsın, bi yandan ağzımdan laf alıyosun-ki bunu yapmadığını iddia etme- bi yandan benimle muhabbete geçiyosun.şimdi de muhabbet halinde olmamamızın sebebini mavi olarak belirtiyosun..o zamanlar farklıydı belki ama şu an mavi benim önceliğim, o senden ayrıldıysa, o rahatsızsa senden benim de seninle yakın olmam için hiçbi sebep yok..olayları büyütüp büyütmemek diye bişey de yok..büyümeyecek, büyümesi demek anüsün geri dönmesi demek ve ben bunu istemiyorum..açıkça herşeyi anlattığın için teşekkür ederim.ama yalnızca bunun için..maviyi ne kadar yıprattığını biliyorum.ama şu an maviyi bu şekilde suçlaman, onunla sırf gurur için çıkmışsın gibi davranman şerefsizce.eğer ki cidden öyle yaptıysan bunu sığdıracak küfür bulamıyorum resmen..üstelik duygusallığı geçtim onu fiziksel olarak ne kadar incittiğini de biliyorum..buna rağmen dönüp "böyle böyle maviyle kavga ettik bi konuşun onunla" diyebiliyodun yani.şimdi de onu tamamen kaybedince başka şeylerin peşine düşüyosun...sana diyecek bişey bulamıyorum..düşünmedikçe rahat konuşabiliyodum sneinle ama şunları anlatmana rağmen sana sempati duyamıyorum pembe."

"Aranızı Bozmak Gibi Bir Niyetim Olmadığını Zaten Bir Kaç Kere Söyledim Belki Çoğu Defa Söyledim.. Kimsenin Arkadaşlığında Ya Da Mavi'nin Hayatında Rol Oynayacak Şeyler Yapmak İstemediğimi Söyledim. Yapmak İstemiyorum da. Mavi'yi Hiç Bir Şey İçin Suçlamadım Yazımda. Mavi'yi Sevmiyor Olaydım Ardımdan Yaptıklarına Hiç Bir Zaman Kulak Asmazdım. 3 Yılım Geçti Onunla. Peşinden Koştum. Ben Koştum. O Da Biliyordu Ne Yaparsa Yapsın Ona Aşık Olduğum İçin Onu Affedeceğimi. Benim Hatam Buydu Bu İlişkinin En Başında. Kimseyi Kendi Emellerime Alet Etmedim. Öyle Bir Çabam da Olmadı. Ne Şuan Mavi'nin Kötü Olmasını İstiyorum Ne De Bir Başkasının. Kimseye De Beddua Etmedim Kimsenin Canını Yakmaya da Niyetim Olmadı Şuanlar İçerisinde. Olmayacak da Olmaz da. Şerefsizlik Yapmadım.. Git İstersen Ona da sor Ona Ne Kadar Değer Verdiğimi Onu Her Seferinde Nasıl Affettiğimi. Benim Ona Karşı Yanlışım En Büyük Yanlışım Sinirlerime Hakim Olamamamdı. O Olaydan Sonra Başka Da Hiç Yaşanmadı. Tek Kelime Çıkmadı Ağzımdan Tartışma Yaratmak İçin Yada Fiziksel Olarak. Öyle. Açıklamamı İstediğin Ne Varsa Söyle Sor. Onu Kaybettikten Sonra Başka Şeylerin Peşine De Düştüğüm Olmadı. Sadece Senin Hakkında Olan Durumu Düzeltmek İstedim. Başka Hiç Bir Şeyde Gözüm Olmadı."


kesinlikle çelişmiyor ilk mesajla. kessssinlikle.

"madem öyle bi niyetin yok niye yazıyosun bu mesajı?sonuçta düzelmeyeceğini senind e bildiğin bi arkadaşlığımız var, senin hakkında ne düşündüğüm farketmemeli bu kadar.ve onunla sınırlı olmadığını biliyorum..ben koştum ben yıprandım olaylarına girme, çünkü mavi de yıprandı, senden çok daha fazla hem de.bi kere sinirleirne hakim olamamış da sonrasında hep süper sevgiliyi oynamış birisi değilsin, mavi'yi dürüst olmamakla suçladığını, ortalıkta doğru dürüst var bile olmayan bi aldatma olayını başına kaktığını, sürekli tartıştığını onu incittiğini biliyorum..bunlara rağmen de seni affedemem benimle olan ilişkinde suçlu olmasan bile.kusura bakma..tamam öyle bi niyetin yokmuş, açıklamanı yaptın teşekkürler.."

"Neden Öyle Bir Niyetim Olması Gerek Ki? Neden İsteyeyim Kavgalı Olmanızı Bunu Düşünmeni Anlayabilmiş Değilim. Neresinden Anlatacağımı Bilemedim. Mavi'den Bahsetmeseydim Belki de Daha İyi Olurdu Fakat Anlatmak İstediğim Şeyin Ne Olduğunu Başka Türlü Anlatamazdım. Ve Ben Koştum Ben Yoruldum da Demiyorum. Olay maviyle Benim Aramızdaki İlişki Değil Sana Bunu Anlatmak İstiyorum. Hiç Bi Zaman Kendimi Övmedim Ben Müthiştim Hep Ben Yıprandım Modlarına Da Girmedim Olay Niye mavi ile Benim aramdaki İlişkiye Geldi Bilmiyorum Şuan. Benim Anlatmaya Çalıştığım Burada Önemli Olan maviyle Benim Aramdaki Olaylar Değil. Bunu da Unutma. Bana Taraf Olman Senin Ardından İş Çevirmiş Olduğumu Düşündüğün İçindi..

Senin Bana Tavır Takındığın Olay Şimdiye Kadar Beni Yanlış Anlamana Dayanıyordu. Olay Benimle mavi'nin İlişkisine Döndü. Ve Seninle Muhabbet Etmemin Sebebi mavi Falan da Değil Bunu Sen de Biliyorsun Tek Sebebi Benim Kendi İrademle İstemem.. Üzüldüğüm Nokta Orada İşte. Düğümün Çözüldüğü Yerde. O Günün Pişmanlığını Yaşadığımı Adın Gibi Biliyorsun."

"olay maviyle ilişkinize geliyor çünkü, tanışmamız da mavinin sayesinde oldu kavgalı olmamızda..ve şu an seni özünde affetmeyecek olmamın nedeni de mavi.tamam biliyorum pişmanlık yaşadığını..ama ben bu konuda ne yapabilirim sen söyle?"

"Sadece Ne Yapmak İstediğimi Anlamaya Çalışmak İçin Bana Bir Şans Daha Ver.. Eğer Aranızı Bozma Niyetimi Falan Görürsen Tek Kelime Dahi Etme Bana.. Herkesin 2. Bir Şansı Vardır Değil Mi? Ben Sadece Bunu İstiyorum.. Seni.."

"tamam pembe..buyur sana şans..ama içten içe ne düşündüğümü biliyosun..neyse"


Ona verdiğim sahte ikinci şans bir hafta bile sürmedi, tavırlaırında bir değişiklik olmamıştı çünkü.konuşmak istemeidğimi söyledim. FB'dan engelledim. fakat daha önce geyik yaptığımız zamanlarda yazın gideceğimiz bir etkinliğe çağırmıştım onu ankaraya. şansını tüketince gelmeyeceğini düşünmüştüm ama geldi..

şimdi buraya birkaç mini hikayeyle girmek gerekiyor. liseye ilk başladığım, mavi ve yeşille tanıştığım sene "lahmacun" isimli bir gençle tanışmıştım. niye ismi öylei uzun hikaye. çok hoşlandım bu çocuktan ama ona 'lahmacunumm köfteeemm' diyen ve ya ondan hoşlanan ya da lahmacunun sevdiği bir kız vardı. kızla da muhabbet ettim kısa sürede arkadaş olduk. hah işte bu kız yavaş yavaş camiada yer edindi. küçük bir orospu olup önüne gelenle çıktı, yatmaya çalıştı. bir dönem morciverte yazıyordu mesela. siyahın arkadaşlarının bizi bıçaklamakla tehdit etmesi mevzusundaki minik kaltak budur mesela. feci kaltaktır.

ikinci hikayemiz de geçen seneye, pembeyle konuşmamızdan birkaç hafta öncesine dayanıyor. aynı ortamdan olup da tanıyıp arada muhabbet ettiğim bir eleman var, bariz fırlama bir tip. bir ara istanbula geliyorlar, günlerce beraber takılıyoruz, sonunda bir kıvılcımlanma oluşuyor aramızda. ben yazıyorum ama kararsızım. o da yazıyor. sonrasında bana cam şişe içerisinde bir aşk mektubu yazıyor. acayip kararsızım napacğaım konusunda çünkü ilginç bir ilişki geçmişi var, önüne gelenle çıkmak gibi acayip huyları var. üstelik bir üstteki hikayede bahsettiğim kıza da aşk mektubu yazmışlığı var ve ben bu kızı sevmiyorum.

neyse konuya dönelim. etkinlik günü geldi çattı. kalabalık bi ekip halinde ankaraya geldik. kızılayda bu çılgın, çıkmak üzere olduğum eleman karşıladı bizi. mekana topluca gideceğiz, şehir dışından içinden birsürü kişiyi toplamışım. derken pembe mesaj attı, yanımıza gelmek istiyordu ankaradaydı, aradı, mesaj attı, rahatsız etti. yerimizi bildirmedim. sonunda bi şekilde buldu bizi. benim elemanı darladım "gönder şunu şurdan yüzünü görmek bile istemiyorum!!" şeklinde. hiçbir yardımı dokunmadı. gün boyunca ortamımdaydı, yanımdaydı. ben siyah'ı ilk kez görmenin stresi, nerdeyse taze ayrıldığım eski sevgilimin yüzüne bakmanın stresi falan derken haşat olmuş haldeydim. bu çılgın elemana akşam herşeyin bittiğini söyleidm. bi daha da görüşmedik.

tabi bu eleman benim daha önceki ankaraya gelişimde üstteki hikayedeki minik kaltağın siyahın arkadaşının kenkesi olan sevgilisi tarafından aldatılacağını söylemişti.bu haber yayıldı ve halı beyinli eziklerle muhattap olmak durumunda kaldık.

konuya dönersek. pembenin eli o gün armut toplamadı. sonrasında da.morcivert pembenin sevgilisine gereksiz yere fazla iltifat edip sırnaşık davrandığını söylemişti. minik kaltağa da yavşadığına ben şahidim. ki bu sadece iki örnek. çok daha fazlası da vardır eminim ki. sırf bu yüzden pembenin sadık, çok seven erkek numarası yapmaısnı kabullenemiyorum.

Peki şimdi neler oldu? bu çılgın elemanla minik kaltak çıkmaya başladılar. onlar bile mutluluğu yakaladı ama ben hala kazık çakmış gibi burdayım. ayrılalı bir sene olmuş eski sevgilimle konuşuyorum ve boş yere umutlar besliyor benim için.

minik kaltağın "lahmacunum" dediği çocuğa yazdığı için kendimden nefret ettiğimi anladığım bir an oldu. zamanında, 4 sene önce siyaha yazarken de bir gün yine aynı sebepten kendimden nefret edeceğimi anlayıp msnime yazmıştım. o gün bana çıkma teklif etmişti siyah.

morcivertin sevgilisi hala ama hala atlatamadı dertlerini. "NİYE SEVÖEDİĞİ İNSANLARLA KOSTÜM YAPIYOR KİİAAĞĞ?!"demiş camgöbeğine. söylemek istemezdim tatlım ama benim yapacağım kostüme sarkıyordun. o ekipte sevmediğim bir tek sen varsın, kısmetse yaza kadar sen de olmayacaksın..

birbuçuk ay. az kaldı. yavaş yavaş çözülecek herşeyi inanıorum. inanmaktan başka çarem yok.

morcivertle ilgili de güven sorunları yaşıyorum ama başka zaman anlatırım artık.