Neyi ne kadar doğru yaptığım konusunda artık zerre kadar fikrim yok. İnsanlarla olan münasebetlerimi yoluna koymakla anüse tekrar dönüşmemek arasında gidip geliyorum ve bi tarafı başarırsam genelde diğer tarafı boşluyorum, iki tarafta da başarısız olduğum anlar olmuyor değil.
Dün morcivert’in sevgilisi ile birbirimize girdik. Oldukça nahoştu işin aslı.
bi süre önce yaptığımız “sevgilim ile samimi olmayacağısııın” şeklindeki konuşmadan sonra birbirimizle iletişime geçmemiştik ama son yaptığı şeyi yediremedim kendime. Evet bana giren çıkan bişey yoktu ama, dayanamadım işte.
“arkadaş” grubumuzda, daha önce “bilmemkim” şeklinde bahsettiğim bir hatun var. Küçük bir kaşar kendisi. Sevgilisi varken başkasıyla yiyişmeler, çıktığı insanları maddi olarak kullanmalar falan. Baya tiksinç bi durum işin aslı. En son baya yakın olduğumuz, ve maddi ve manevi olarak kullanıp yıprattığı sevgilisinden ayrıldıktan sonra yaz aylarından beri yavşadığı, sevgilisinin ve hepimizin arkadaşı olan diğer çocuk ile çıkmaya başladı. Bu çocuk eski sevgiliye “kardeşim” diyen, kızın kendisine yavşamaları karşısında utanıp sıkılan “ ben sadece ikisinin iyiliğini istiyorum, kesinlikle çıkmayacağım kızla” diyen bi elemandı. Zamanında ben “ çok yakınsınız abi” dediğim zaman “ aha çocuk elinden gidiye diye nasıl kıskanıyo bak cık cık” durumuna düşmüştüm öncesinde çocuk bana yazdığı için.
Neyse, bu ikisinin çıkması gerçekten ama gerçekten iğrenç. Morcivertin sevgilisiyle bu konuyu konuşmuştuk “ne iğrenç, dayanılır gibi değil” şeklinde, hatta hatırlarsanız bu konuşmayı “ bak! Arkadaşının eski sevgilisiyle çıkmayı garip görmüyor!!” şeklinde morcivert’e iletmişti. Sonuçta şu ya da bu şekilde bu ikiliden tiksindiği bi gerçekti.
Dün facebookta çocuğun bunu bi gönderide etiketlediğini, bunun da cevap yazdığını gördüm. Ve hani, illet oldum. Bu kadar laf ettikten sonra nasıl dönüp konuşmaya devam edebilirisn ki böyle bir insanla?
Tabi morcivertin sevgilisi ile konuşmuyorum. Kavga çıkarma derdinde de değilim. Ama bu tarz şeyler içime oturur. Arkasından ağzına geleni söylediğin halde bir insanın yüzüne gülmek, sırf kavga çıkarmıyor olduğun için olgunluk mudur? Bence değil, kesinlikle değil. İşin aslı, geçen günkü kavgamızda kızın her fırsatında beni “olgun olmamakla” suçlaması benim içime oturdu biraz. Çok olgun ya da düzgün olduğumu iddia etmiyorum ama beni eleştirecek kişi de o kız değil.
Neyse, içimi dökmek için Facebookta insanların milletin arkasından konuşup yüzüne gülmesinin ne kadar çok iki yüzlüce olduğuna ve bunu yaparsam “olgun” sayılacaksam çocuk kalmayı tercih edeceğime dair bir ileti paylaştım. Kısa sonra morcivert’in sevgilisinden “bana olmadığını umuyorum, konuşmuyor olsak da benim hakkımdaki fikirlerini söylemelisin, madem insanların yüzüne söylüyorsun..” gibisinden bir mesaj geldi telefonuma. Eh, yarası olan gocunuyor.
Kalanını anlatmak yerine birebir paylaşmak niyetindeyim.
Ben ;Evet senin icin yazdim.
O ;O zaman bu durumda dürüst davranan kim oluyor merak ediyorum. Ben sana duygularımı açıkça dile getirdim.
Ben : Tamam ben de durust olayim iki yuzlu oldugunu dusunuyorum hala ***yle konustugun icin.
O ;*** mı? Konuşmayacağımı hiçbir zaman söylemedi. Sadece saygımı tamamen kaybettim ona karsı o da bunu biliyor. Bunun nsi ikiyüzlülük?
Ben ;: biz arkadas degiliz. Sana aciklama borcum da yok.beni durust olmamakla suclama dye soyledim. İzninle..
O ;Bana laf da sokamazsın öyleyse.Arkadaş değilsek mümkünse muhattap alma beni. Çünkü ben facebook üzerinden iletilerinle laf sokup oyun oynayacağın türden bir insan değilim. Herşeyin esas nedeni de senin telefon açma problemli bir insan oluşun.
Ben : Valla ben oyun oynamıyorum da sen lafları üzeirne alınmaya baya meyilli gibisin. sen de yazdıklarımı üzerine alınmazsan sevinirim.
Aslıdna herşeyin esas nedeni senin paranoyak bi insan olup herkesi senin sevgiline yazmakla suçlayışın ama benim telefonlarını açmamamla beni yargılayışın çok daha mantıklıymış , tabii.
O ;Az önce senin için yazdım dedin. Şimdi herşeyi üzerine alınıyorsun diyorsun. Telefonunu açmayarak da aslında olumlu souçlanabilecek konuşmayı kışkırtıp uzatan da sensin. Şu inandığın Tanrı'nın aşkına senden başka kime demişim ki kimi kıskanmışım Morcivert'den. Çok şey bildiğini zannedip hiçbirşey bilmiyorsun bile..
Ben : sana yazmadığım şeyleri de alındığını biliyorum zamanında.. ki o zaman sevgilini sıkıştırmak yerine bana sorsan sana olmadığını söylerdim?
Bu arada o konuşma olumlu sonuçlanmazdı. gerçekten. bana sunabileceğin makul bir sebebin ya da svunduğun tez için bir kanıtın yok. sadece beni daha fazla sinirlendirirdin. dediğim gibi bu konuyla alakalı konuşmak istemiyorum daha fazla. Başka kime ne dediğin beni zerre alakadar etmiyor. bişey bilmeme gerek de yok. senin paranoyak olduğunu biliyorum, laftan anlamadığını da. neden dinleyeyim ki seni..
konuşmayı uzatmazsan gerçekten sevinirim. kibarlığımdan cevap yazıyorum ama sen de sevgilin gibi biraz gururlu olup benimle iletişim kurmayı bırakırsan çok sevinicem.
O ;Azıcık da olsa makul bir insan olabileceğine istinadendi seninle konuşmam.Emin ol benim tarafımdan bir daha asla muhattap olarak alınmayacaksın.
Ben : makul değilim rahatlayabilirsin.
Bu nedir şimdi? Kabul ediyorum, facebooktan iletiden laf çarpmalar, toparlanabilecek durumdayken işleri iyice karmaşıklaştırıp kavgaya dökmeler benim değil de anüs’ün işi daha çok. Ama bi açıdan da istedikleirmi söylediğim için rahatlamış hissediyorum.
Diğer yönden, çok hata ettim. Şu noktaya kadarki konuşmalarımızda bi noktaya kadar haklı görülebilecek durumdayken kavga çıkararak belki de haksız duruma düştüm. Ama haklı olmak insanı mutlu etmiyor ne yazık ki.Karşımdaki insan beni deli gibi sevgilisine yavşamakla suçlayıp, içinden geçenleri rahatlıkla dökerken ben “haklı” olmak için sessiz mi kalmalıyım?
Şu an zaten Morcivert’le arkadaşlığımı kaybettim. Belki yeniden başlama şansımız olur ama bu olaın haricinde de ona olan güvenimi ve saygımı kaybettiğimden dolayı çok fazla çekincem var. Ve bu olayların bütününün beni anüs olmaya itelemesinden çok korkuyorum. Artık sevdiğim insanları makul olmayan sebeplerle hayatımdan çıkarmıyor olabilirim. Ama korunan , sabit kavgasız bir durum varken, üstelik de haklı sayılabilecek durumdayken gidip laf atmam hoş olmadı. Bana cevap versin diye yapmadım, gerçekten çekemediğim, kabullenemediğim şeylere karşı, nasıl desem, enerjimi boşaltmam gerekiyor ki içime atıp kendimi canlı bir bombaya dönüştürmeyeyim. Ama olayların gidişatı hiç hoş olmadı.
Şu an konuşuyorlar mı, durumları nedir hiç bilmiyorum. Ama Morcivert’le haberleşip “bak, benle kavga çıkardı, kaşınıyor! Görüyor musun!!” derse naparım? Morcivert benim neyi niye yaptığımı anlamaz ki. Daha önce “ o zaman ona bi sebep vereyim, kavga çıkarayım?” dediğimde bni uyarmıştı, geri dönüşünün ona çok kötü olacağına dair. Dinlemedim. O benim hayır dediğim bişeyi yapsaydı ben ona kızardım. O bana niye kızmasın?
Asıl olay şu ki o an ikisiyle de ilişkimi kesmeden devam edemezdim. Çünkü kız çok sataşıyordu bana. Kaldırabileceğimin çok ötesindeydi. “sorununuzu çözün!” demiş olabilirim ama sorunlarını çözmeleri de benim işime gelen bişey değil. Bu kararı alırken bunu görememiştim.
Eğer ki morcivert ilişkisinin çok mühim olduğuna karar verir ve benden vazgeçer, sevgilisiyle mutlu olmaya bakarsa onu kaybettiğimle kalırım. Bana çok yardımı oldu. Mükemmel olmayabilir ama benim hayata bakışımı değiştirdi bi çok noktada. Kendime çok daha fazla güvenmem, daha seçici olmam konusunda beni şekillendirdi. Beni korudu, kolladı ve bunu “rahatsız edici abi modu”na girmeden yaptı. Birçok insanla tanıştın onun sayesinde ve mutluyum. Evet, onsuz yaşayamaz değilim ama yüzyüze bakıp da tercih edilmeyen taraf olduğumu bilerek yaşayamam ki.
eğer ki sorunlarını çözerlerse konuşarak ve morcivert bunun çözüldüğüne ve tekrar bir sorun olmayacağına beni ikna ederse barışırım onunla. Bu tekrar sorun olacaktır ama diyelim ki olmayacak bir çözüm buldular. Barıştık. Ben bu sevgilinin yüzüne nasıl bakacağım? Artık “sen de zor zamanlardan geçiyordun, biraz sert çıktım ama benim üzerime gelmiştin. Hadi artık, unutalım, geçsin” diyebileceğimiz safhayı geçtik. Evet, Morcivertle arkadaşlığımı sürdürmek uğruna aylardır yaptığım gibi kızın suratına gülümserdim. Ama arkasından laf etmeden. İyi düşünmeye çalışarak. Ama dediğim gibi bunu yapabileceğimiz safha geride kaldı. Suratına bakıp da, aynı ortama girip de bunları örmek benim için dayanılmaz olacak.
Ve üçüncü senaryo. Ya ayrılırlarsa? Ben kendimi “yuva yıkan “ gibi hissedeceğim. Evet, ayrılmalarının morcivert’in iyiliği için en iyi şey olduğunu düşünüyor olabilirim ama çıkıp da bunu morcivert’e söylemem, bana uymaz çünkü bu hareket. Ama sonuçta şu noktada ayrılırlarsa, morcivert’in üzgün suratını gördükçe kendimi suçlayacağım. Ve belki o da beni suçlayacak. Ben yanlış bişey yapmadım ki! Yapmamıştım yani, son kavgaya kadar. Şu noktada “senin yüzünden ayrıldık” derse bana, ya da ima ederse biterim ben. Bunun ağırlığını taşıyamam. Mavi ile pembe’ye dahi bişey demiyorken, ima bile etmiyorken, elimi dahi kıpırdatmıyorken. Morcivert ile sevgilisinin olası ayrılığında parmağım var sayılır mı objektif düşünürsek? İnanın, bilemiyorum.
Bugün ikisiyle de iletişimimi kesme kararı aldığım günün akşamındaki kavgalarını biraz daha öğrendim. Hani bahsetmiştim ya, kız fenalaşmış, kesmişler falan diye. O kadar basit değilmiş iş. Morcivert te sinirden kendine biraz zarar vermiş.
Askerdeyken onun psikolojisini bozmaya ne hakkım vardı? Sevgilisi yeterince sorunken zaten bi de ben çıktım. Şu an sevgilisine kızıyor ama bi noktada aslında olayın asıl suçlusunun ben olduğumu düşünse bu ne kadar yanlış olur gerçekte?
Nolurdu dişimi sıksaydım da bişey demeseydim? Ölmezdim muhtemelen. Dayanabilirdim. “peki, daha az samimi olurum “desem nolurdu? Bu kadar zor mu hala gururumu kırmak? Anüs zamanlarımda gururdan yeterince çekmedim mi, neden sürdürüyorum hala inadımı.. neden?
Ya kendine daha fazla zarar verirse? Ya askerliğini yakarsa?
ben “ummmrumda değil yeaaahuu suçlusu ben değilim ki” diye gezebilecek miyim?
muhtemelen hayır.
neyse, zaman ilerledikçe neler olacağını göreceğiz. Bu bekleme süreci beni öldürmese bari..