dünüm ve gündüzüm süper geçti ama akşam vakti gelince yine bi sıkıntı çöktü üstüme. Evet yine aynı meseleler.
Biraz özet geçmem gerekirse. Morcivert'in sevgilisine iyiden iyiye dayanamamaya başladım. Daha önce bahsetmiştim Siyah'ın arkadaşlarının ve Bordo'nun bana sataşma mevzusundan. Hep beraber bir projedeydik, morcivert, sevgilisi, ben ve diğer öbür herkes. siyahın arkadaşlarının mevzuyla alakaları azdı, tek bir arkadaşları bizim ekipteydi. İnceden inceden işleyip bok ettiler herşeyi. çıktık. Yeni bir projeye geçtik, yaklaşık 40 kişiyiz. Geçen etkinlikte morcivert'in sevgilisi TEK-BİR-SİKİM yapmadı. poster tasarlaması gerekiyordu. çok eski bir çizimini değiştirirmiş gibi yaptı. bok gibiydi. ayarlaması gereken kısımla ilgili de hiçbirşey yapmadı. mekan çalmak dışında. sinirlendim. ama bişey demedim, o dönemler diş bilememiştim ve bana düşmezdi. Ayrıca çok kavga ediyorlardı. Bazen bazı şeylerin sırası değildir. Benim morcivert askerdeyken aldığım konuşmama kararı gibi. neyse. sonuç olarak bi bok yapmadı. yine benim üzerimden -de- kavga çıkardı vs. Şimdi yeni etkinliğe hazırlanıyoruz ve hiyerarşisi olmayan bir sistem içerisinde innsanlara ahkam keserek, iş yıkmaya çalışarak beni sinir ediyor. ve eevvvet yine işini yapmıyor. kızmamam elde değil.
kendimi de dışlanmış hissediyorum. çoğu insanla arasını iyi tutuyor muhabbet ederek. ben göt yalamam. işimi yaparım, "aman sevileyim" diye muhabbet etmem kimseyle.
ki hala da o nemfoman kadın ne kadar doğru söylüyorum morcivert konusunda kestiremiyorum. güvenebilir miyim?
Anüslük meselesi değil. Ama sevdiğin birinden makul bir sebep kalmadan uzak kalmak zorunda olmanın yarattığı yalnızlık insanı yıkıyor. Muhtemelen geçici bile olsa. sevgilisiyle ettiğim kavgada haklı bile olsam mutlu değilim. Morcivertin muhabbetini özlediğimi bile yeni farkettim.. sevgilisinin özlediğini ondan saçmaladığını da biliyorun. ama ben bunu hakedecek bişey yapmadım. Morcivert sadık bir sevgili değil. ama haltlar yediği kızlar değil de benim kurban. kabullenemiyorum.
Onun haricinde. eski sevgilimle iyi gibiyiz. konuşuyoruz falan arada. şaka maka bi sene oldu biz ayrılalı. yalnız kalmaktan sıkılmış vaziyetteyim, özlemiyor değilim ama olmayacağını da biliyorum. onun rahatlığıyla aramızı iyi tutmaya çalışıyorum, umarım çok garip bi durum oluşmaz.
Geçen hafta mavi ve yeşille buluştuk nihayet. nasıl özlediğimi anlatamam. mavi biraz soğuk gibiydi ama takılırken normal davrandı. öncesinde mesajlara cevap vermiyordu doğru dürüst. aradığımda sesi bile soğuk gibiydi. yeşil biraz kendini suçladı- pembe konusunda çok mu yüklendim acaba- diye. takıldığımızda iyiydik ama.
yeşil duygulu ama açıksözlü olmuştur hep. dramatize etmeden, türk filmi kafasına bağlamadan o kadar güzel konuşur ki. yine öyle yaptı ve katılmadan edemedim. bizim birbirimizi bulmamız çok büyük bir şanstı. bunu kaybetmememiz lazım. muhtemelen aynı evi paylaşıyor olacağız birkaç ay sonra. ama mavinin bizden koptuğunu hissettikçe üzülmüyor değilim. haraslamak, zorla yanında durmak lazım. Haftasonu da doğum gününü kutlayıp onlarda kalsak şahane olacak var ya <3
Morcivert meselesini anlattım, baya rahatlattı açıkçası. Biraz dalga geçip rahatladık.
"sevgilisi böyle böyle dedi, ona yazıyomuşum. böyle böyle olaylar oldu. ama sanırım ayrılırlar morcivert dönünce"
"ee kendine mi alıcan sen de?"
Bu soruyu başkası sorsa arkadaşlığımı bitirirdim muhtemelen. mavi ile yeşilin diğer insanlardan farkı ve benim için değeri bu işte. bu soruyu sorarlarken seslerinde zerre kadar yargılama yoktu. işte ben de bu yüzden maviyi pembe konusunda yargılayamam. bu yüzden de. yargılayamam.
Böyle bi fikrim yok. cidden. morcivert sevgilisinden ayrılsın istiyor muyum? evet istiyorum. ama bunun içinde zerre kadar "başka düşünceler" olsaydı zaten kendimi tokatlayıp bütün gücümle kendimi çekerdim. ama yok böyle bişey.
Bu sevgilinin kafasında yarattığı bir olgu. inananları vardı, ama sikeyim inananlarını.
dün yavruağzı ileydim uzun zaman sonra. bi ara çok ciddi ona çekilmekten korkuyodum ama arada yeşili falan görünce geçti tabi. yavruağzı ile takılmak da iyi geliyor. morcivertin neler yaptığını duyuyorum falan.
of. lütfen kendine gelse. ona "morcivert" gibi bi isim vermeme sebep olan şeylerden kurtulsa. ben de "indigo" diyebilsem. keşke.
keşke.
neyse
bu kadar iç sıktıktan sonra size son aşkımı göstereyim. velvet goldmine'dan beri iyi değilim. ama Mr. nobody beni tamamen benden aldı. Jared Leto harika bişeysin sen. süpersin. Ama Toby Regbo kadar değil.
Bu eleman için flört etmeyi bile öğrenirdim yemin ediyorum -evet bilmiyorum flört etmeyi. çok acayip değil mi?-













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder